Son yıllarda uluslararası gündemin önemli bir parçası haline gelen İsrail-Gazze çatışmaları, yalnızca politik değil, aynı zamanda insani boyutlarıyla da dikkat çekiyor. Gazze Şeridi, dünya genelinde en yoğun nüfuslu bölgelerden biri olmasının yanı sıra, sağlık hizmetlerinin yetersizliği ve sürekli devam eden çatışmalar nedeniyle yaşam süresinin önemli ölçüde kısaldığı bir yer. Peki, İsrail’in Gazze’ye yönelik politikaları bu durumu nasıl etkiliyor? Bu yazıda, Gazze’deki yaşam süresinin düşmesini etkileyen faktörleri ve sonuçlarını detaylı bir şekilde ele alacağız.
Gazze, son yıllarda çeşitli savaşlara ve askeri çatışmalara maruz kalarak büyük bir insani krizin içine girmiş durumda. İsrail’in uyguladığı blokaj, bölgedeki sağlık alt yapısını ve yaşam standartlarını ciddi şekilde etkilemektedir. 2007 yılından bu yana devam eden bu blokaj, Gazze’de yaşayan insanların temel ihtiyaçlarını karşılamalarını giderek zorlaştırdı. İlaç ve tıbbi malzeme eksiklikleri, sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlıyor ve dolayısıyla hastalık oranlarını artırıyor. Bu durum, özellikle kronik hastalığı olan bireyler için daha da tehlikeli sonuçlar doğuruyor.
Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, Gazze'de yaşam süresi her geçen yıl azalıyor. 2010'da ortalama 74 yıl olan yaşam süresi, 2021 itibarıyla 72 yıla düşmüştür. Nüfusun büyük bir kısmı genç bireylerden oluşmasına rağmen, çocuk smi ve anne sağlığı gibi konularda olumsuz etkilenen durumlar ortaya çıkıyor. Özellikle bebek ölüm oranları, Gazze’deki sağlık sisteminin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bu durum, sadece sağlık alanındaki eksikliklerden kaynaklanmıyor; ek olarak sosyal ve ekonomik faktörler de bu krizi derinleştiriyor.
İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ekonomik kısıtlamalar, bölgedeki işsizlik oranlarını arttırarak yoksulluk seviyelerini yükseltiyor. Eğitimsizlik, sağlık hizmetlerine erişim eksikliği ve gıda güvencesizliği gibi sorunlar, toplum sağlığını daha da tehdit ediyor. Yapay bir kriz ortamında yaşayan Gazze halkı, her gün hayat mücadelesi vermek zorunda kalıyor.
Bu bağlamda, dünya genelindeki insan hakları organizasyonları, İsrail’in Gazze’ye yönelik politikalarını eleştirerek, insani yardımın artırılması ve temel hakların güvence altına alınması gerektiğini vurguluyor. Uluslararası toplumun da bu konuda harekete geçmesi gerektiği düşünülüyor. Gazze halkının yaşam şartlarının düzeltilmesi, sadece sağlık için değil, aynı zamanda bölgedeki barış ve huzur için de hayati bir adım olacaktır.
Sonuç olarak, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı politikalar, yalnızca siyasi bir mesele olmanın ötesinde, bölge halkının yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ciddi bir krizdir. Gazze’de yaşayan insanlar, özgürlük ve barış için mücadele ederken, uluslararası topluluk da bu duruma daha fazla duyarlı olmalıdır. Gelecek nesillerin daha insana yakışır bir yaşam sürmesi için, bu politikaların gözden geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.