Erzincan'da 30 Eylül 2023 tarihinde meydana gelen 5.7 büyüklüğündeki depremin ardından, Türkiye’nin önde gelen sismologlarından Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından dikkat çekici açıklamalar yaptı. Görür, deprem sonrası bölgedeki artçı sarsıntılar, yapısal güvenlik ve gelecekte olası riskler hakkında önemli bilgiler paylaştı. Bu tür doğal afetlerin etkilerini azaltmak, toplumun bilinçlenmesini sağlamak adına yapılan bu açıklamalar, yalnızca Erzincan değil, tüm Türkiye için büyük önem taşıyor.
Erzincan'daki son depremin büyüklüğünün 5.7 olarak ölçülmesi, bölge halkında korkuya sebep oldu. Özellikle 1992 yılında yaşanan büyük Erzincan depremi sonrası, bölgenin zayıf zemin yapısı hâlâ hatırlanıyor. Naci Görür, yaptığı açıklamalarla bu durumun ne denli önemli olduğunu vurguladı. "Bu büyüklükde bir deprem, mutlaka ardından artçı sarsıntılar getirecektir," diyen Görür, artçı sarsıntıların bazı durumlarda çok daha yıkıcı olabileceğine dikkat çekti. Bu sebeple, vatandaşların mutlaka tedbirli olmaları gerektiğini belirtti. Ayrıca, geçmiş tecrübelerin ve bilimsel verilerin, bu tür durumlarda ne denli kritik olduğunu açıkladı. “Bölgedeki yapıların çoğu, maalesef eski ve sağlamlık açısından yetersiz durumda. Bu yüzden, bir sonraki büyük deprem için hazırlıklı olmak zorundayız,” ifadelerini kullandı.
Depremin ardından yapılması gerekenler hakkında da önerilerde bulunan Naci Görür, Türkiye’deki yapıların çoğunun depreme dayanıklılık standartlarına uymadığını vurguladı. "Yaşadığımız coğrafya, deprem kuşağında bulunuyor. Bu yüzden inşaat yaparken, kesinlikle deprem güvenliğini göz ardı etmemek gerekiyor,” diyerek inşaat sektörüne ve yerel yönetimlere çağrıda bulundu. Görür, "...eski yapıların güçlendirilmesi için gerekli önlemler alınmalı, yeni yapılacak binaların da uygun mühendislik hesaplarına göre inşa edilmesi sağlanmalıdır," dedi. Bu tür önlemlerin, olası bir felaketin etkilerini en aza indirgeyebileceği konusundaki görüşlerini de dile getirdi. Ayrıca, deprem tatbikatlarının önemine de vurgu yaparak, insanları bilinçlendirmenin hayati bir görev olduğunu ifade etti.
Sonuç olarak, Erzincan’da meydana gelen deprem, bir uyanış çağrısı niteliği taşıyor. Naci Görür'ün görüşleri, hem uzmanlık alanı hem de tecrübesiyle önemli bir ışık tutuyor. Toplumun, bilim insanlarının uyarılarına dikkat etmesi, gelecekte olası daha büyük felaketlerin önüne geçebilmek adına elzemdir. Depremlerin getirdiği risklere karşı her bireyin dikkatli olması, üzerine düşeni yapması ve devletin de gerekli düzenlemeleri en kısa sürede hayata geçirmesi gerekiyor. Bu tür doğal afetlerin ancak birlikte hareket ederek üstesinden gelebileceğimiz bir sorun olduğunun bilincinde olmamız, yaşanan bu olayın en önemli çıkarımlarından biri olmalıdır.