Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilere dair önemli açıklamalarda bulundu. Son yıllarda bölgedeki gerilimler ve uluslararası politik gelişmeler göz önüne alındığında, bu tür diplomatik hamlelerin her iki ülke için de ne denli kritik olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bakan Fidan, iki ülke arasında ticaretin arttırılması, güvenlik işbirliklerinin pekiştirilmesi ve kültürel etkileşimlerin derinleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bu ilişkilerin sadece bilhassa enerji kaynakları açısından Türkiye için değil, İran için de stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.
Bakan Fidan’ın İran ile ilişkileri güçlendirme yönündeki kararlılığı, sadece politik düzeyde değil, ekonomik ve kültürel alanlarda da derinleşerek devam etmektedir. Bakan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması için çeşitli teşvikler sunulması gerektiğine dikkat çekti. Fidan, “İran ile stratejik ilişkilerimizi daha da derinleştirmek istiyoruz. Bu bağlamda gerek özel sektör gerekse devlet kurumlarıyla yaptığımız işbirliklerini artıracağız,” ifadelerini kullandı. Ayrıca, İran’ın sahip olduğu zengin enerji kaynaklarının Türkiye’nin enerji güvenliği açısından büyük bir fırsat sunduğunu belirtirken, bu işbirliğinin her iki ülkenin de ekonomik büyüklüğüne katkı sağlayacağını ifade etti.
Fidan, İran ile olan ilişkilerin sadece enerji değil, aynı zamanda ticaret, ulaşım, turizm ve kültürel etkileşimler açısından da büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Bu çerçevede, iki ülkenin iş dünyası temsilcileriyle düzenlenecek olan toplantıların, ilişkilerin derinleşmesine önemli katkı sağlayacağını belirtti. “Kültürel etkileşimlerimizi artırmak amacıyla ortak festival ve sergiler düzenlemeyi planlıyoruz. Bu tür etkinlikler, halkların birbirini daha iyi tanımasına vesile olacaktır”, dedi.
Son yıllarda bölgedeki güvenlik durumuna da değinen Bakan Fidan, iki ülkenin terörle mücadele ve sınır güvenliği konularında işbirliği yapması gerektiğini ifade etti. İran ile Türkiye’nin, bölgedeki istikrarsızlıkların önlenmesi adına birlikte hareket etmesi gerektiği fikrinin altını çizen Fidan, "Sınır güvenliğimizin sağlanması ve terörle mücadelede ortak çalışmalar yürütmemiz şart. Bu konuda atılacak adımlar, sadece Türkiye ve İran için değil, bölgedeki diğer ülkeler için de olumlu bir mesaj olacaktır” şeklinde konuştu.
Ayrıca, Fidan, tarihî bağları güçlü olan Türkiye ve İran’ın, kültürel işbirliklerini artırarak, toplumlar arası diyalogların güçlenmesine katkıda bulunabileceğini belirtti. “Kültürlerimizi ve tarihimizdeki ortak noktaları yeniden değerlendirmek, iki halkın da daha yakın ilişkiler kurmasını sağlayacaktır,” dedi. Bu bağlamda, İran'da yaşayan Türk vatandaşlarının durumuna da vurgu yaparak, “Bu vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması, bizim önceliğimizdir” ifadelerini kullandı.
Kısa vadede, Dışişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek olan bir dizi ziyaret ve toplantılar ile sürecin hızlandırılması hedefleniyor. Bakan Hakan Fidan, İran ile gerçekleştirilecek görüşmelerin, iki ülke arasındaki dostluğu pekiştireceğini ve ortak projelerin hayata geçirilmesinde önemli bir adım olacağını belirtti. “Uzun vadede, İran ile Türkiye’nin güçlü bir işbirliği içerisinde olması, hem bölgesel hem de küresel ölçekte barış ve istikrar için kritik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda yürütülecek diplomasi, yalnızca ekonomimizi değil, kültürel ve sosyal ilişkilerimizi de derinleştirecek ve halklarımız arasında köprüler kuracaktır” şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Fidan’ın İran diplomasisine ek olarak, Türkiye’nin uluslararası arenada daha fazla söz sahibi olmasına yönelik stratejik adımlarının artırılması gerektiği, bu süreçte bölge ülkeleriyle kurulan ilişkilerin sürekli gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Sonuç olarak, Bakan Fidan’ın ifadeleri, Türkiye-İran ilişkileri üzerindeki olumlu etkiyi artırarak, bölgede yeni bir işbirliği döneminin kapılarını aralamayı amaçlamaktadır. Hakan Fidan’ın öncülüğünde atılacak adımlar ve gerçekleştirilecek görüşmeler, hem bölgesel istikrarı destekleyecek hem de iki ülke arasındaki ekonomik ve kültürel bağları daha da güçlendirecektir.